Uğut tatlısı, Türklerin Orta Asya’da yaşadıkları dönemlerde ortaya çıkmış ve Türklerin Anadolu’ya göçüyle birlikte bu topraklarda da yapılmaya başlanmıştır. Göynük gibi tarihi yerleşimlerde hâlâ yaşatılan bu tatlı, yalnızca bir lezzet değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak öne çıkmaktadır.
Orta Asya’dan Dünyaya Yayılan Miras
Orta Asya kökenli uğut tatlısı, bugün Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Afganistan ve İran gibi ülkelerde farklı isimlerle anılmaktadır. Azerbaycan, Özbekistan ve Kırgızistan’da “sümelek,” Afganistan’da “sümenek,” İran’da ise “samanu” olarak bilinen bu tatlı, temel yapım yöntemleri açısından benzerlik gösterir.
Anadolu’da ise Bolu, Samsun, Sivas, Çorum ve Iğdır gibi farklı bölgelerde yapılır. Her yörenin kendine özgü dokunuşlarıyla hazırlanan uğut tatlısı, özellikle Göynük’te hem kışlık bir lezzet hem de paylaşım kültürünün bir sembolü olarak önem taşımaktadır.
Doğallığın ve Emekle Hazırlanan Lezzetin Sırrı
Uğut tatlısının temel özelliği, işlenmiş şeker içermemesi ve tamamen doğal malzemelerle yapılmasıdır. Lezzetini buğday çiminin suyundan alan tatlı, buğdayın çimlendirilip suyu çıkarıldıktan sonra buğday unu eklenip pişirilmesiyle hazırlanır. Yapım süreci oldukça zahmetlidir ve bu nedenle uğut tatlısı, emek ve sabrın ürünü olarak bilinir.
Göynük’ün Mahreçli Tatlısı
2022 yılında Göynük’e coğrafi işaret kazandıran uğut tatlısı, ilçenin kültürel zenginliğini ulusal ölçekte tanıtan bir değer haline gelmiştir. Göynük halkı, bu tatlıyı sadece bir yiyecek olarak değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve paylaşımın bir ifadesi olarak görmektedir. Büyük kazanlarda hazırlanan uğut tatlısı, özel günlerde tüm mahalle halkıyla paylaşılır ve toplu sofralarda tüketilir.
Modern Yorum: Akademisyen Dokunuşu
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Osman Çavuş ve Hacıbayram Veli Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak sanatları Bölümü Araştırma görevlisi Zeynep Aydemir uğut tatlısına modern bir yorum getirerek bu geleneksel lezzeti çağdaş tüketici alışkanlıklarına uyarladı. Geleneksel tarifte un kullanılırken, Doç. Dr. Çavuş ve Araştırma Görevlisi Aydemir’in geliştirdiği yeni tarifte yalnızca buğday çiminden elde edilen nişasta kullanılarak daha hafif bir lezzet elde edildi.
Ayrıca tatlının içeriğine eklenen fındık ve kakao gibi malzemeler, uğut tatlısının çikolatalı ürünlere benzer duyusal özellikler sunmasını sağladı. Bu yorum, uğut tatlısının geleneksel lezzetini korurken modern sofralarda da yer bulmasını amaçlamakta.
Bir Lezzetten Daha Fazlası
Göynük’ün coğrafi işaretli uğut tatlısı, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan binlerce yıllık bir mirasın günümüzdeki temsilcisidir. Sadece bir tatlı olarak değil, aynı zamanda kültürel bir bağ olarak görülen uğut tatlısı, Göynük halkının geçmişine ve geleceğine dair güçlü bir sembol olmaya devam etmektedir.